tiroit

TİROİD BEZİ VE FONKSİYONLARI

Tiroid Tiroid bezi, boynumuzda adem elması denen kıkırdağın hemen altında ve soluk borusu önünde bulunur. Kelebek şeklindedir. Şeklinden dolayı kalkan bezi olarak da bilinir. Sağ ve sol olmak üzere iki bölümü vardır. Bunlara tiroid lobu denir. Bu iki lob isthmus denen ince bir doku bandı ile birbirine bağlanır. Tiroid bezi bir kas kadar serttir. Bu nedenle, doktor tarafından kolaylıkla elle muayene edilebilmektedir. Ağırlığı 20 gram kadardır. Bazı durumlarda büyür ve normal ağırlığını aşar. Bu duruma guatr denir.

Tiroid bezi mikroskop altında incelendiğinde follikül denilen oluşumlardan meydana geldiği görülür. Folliküller, yuvarlak şekilli olup kenarları follikül hücrelerinden ortaları ise jelatin tabiatında kolloid denen bir maddeden oluşur. Sentez edilen hormonlar kolloid içerisinde biriktirildiğinden bu madde tiroid hormonlarının deposunu oluşturur.

TİROİD BEZİ FONKSİYONLARI NELERDİR?

Tiroid bezinin görevi T3 ve T4 hormonlarını üretmektir. T4 (Tiroksin) hormonunun her molekülünde 4 iyot atomu mevcuttur. T3 (Triiyodotironin) hormonunun ise her molekülünde 3 iyot atomu bulunmaktadır. Bu hormonların hammaddesi iyot atomudur. Tiroid bezi, iyot atomunu kullanarak T3 ve T4’ü üretir. T4 hormonu aslında asıl etkili olan T3 hormonunun depo şeklidir. T4 hormonu, etkin olacağı hücre içine girmeden önce bir iyot atomunu serbest bırakarak asıl etkili olan T3 hormonuna dönüşür.

TİROİD HORMONLARI NE İŞE YARAR?

Tiroid hormonları, vücudumuzdaki her hücre ve dokunun fonksiyonlarını düzenler. Böylece tüm metabolizmanın hızını tiroid hormonları belirler. Sağlıklı olmak için tiroid hormonlarının devamlı ve yeterli miktarda salgılanması gerekir. Az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden olur. Tiroid bezinde üretilen hormonlar kana geçtikten sonra %99’u taşıyıcı proteinlere bağlanarak dolaşırlar. Bu proteinlere tiroksin bağlayan globülinler (TBG) denir. Ancak bu hormonların dokularda etkilerini gösterebilmeleri için serbest hale geçmeleri gerekir. Serbest hormonlar vücuttaki toplam hormonların %1’ini oluştururlar. Kanda tiroid hormonu ölçümlerinde genelde bağlı ve serbest hormonlar birlikte (total T4 ve T3) veya sadece serbest olarak (serbest T4 ve T3)ölçülür.

TİROİD HORMONLARI İHTİYACA GÖRE NASIL SALGILANIR?

Tiroid hormonları. “negatif feedback mekanizması” denen bir sistem ile kontrol edilerek salgılanır. Bu mekanizmaya göre beyinde hipotalamus denilen bölgede TRH hormonu salgılanır. Bu hormon hipofiz bezine etki ederek TSH salgılanmasını sağlar. TSH ise tiroid bezina etki ederek T4 ve çok az miktarda T3 yapımını ve salgılanmasını sağlar. T4 ve T3’ün büyük bir kısmı kanda bulunan proteinlere bağlanır, çok az bir kısmı ise serbest olarak kanda dolaşır. Bu hormonlar belirli bir düzeye geldikten sonra hipotalamus ve hipofiz üzerine baskı yapar ve TRH ve TSH’nın salgılanmasını durdurur. Kullanım sonucu hormonlar azalınca baskı ortadan kalkar TRH ve TSH tekrar salgılanır ve aynı şekilde tiroid hormonları yeniden vücut ihtiyacına göre üretilir. Tiroid hormonlarının gerekenden az miktarda salgılanması durumuna hipotiroidi, fazla miktarda salgılanması durumuna ise hipertiroidi denir.

İYOT NERELERDE BULUNUR, İYOT İHTİYACI NE KADARDIR?

İyot genel olarak yüksek miktarda deniz ürünlerinde, daha az miktarda süt, yumurta ve ette, çok az miktarda sebzelerde ve meyvelerde bulunur. Birçok insanın çok az miktarda ayrıca iyoda ihtiyacı olur.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından belirlenen günlük iyot ihtiyacı şöyledir:

  • 0-59 aylık olan çocuklarda: 90 mikrogram/gün,
  • 6-12 yaş arasında: 120 mikrogram/gün
  • Genç erişkinlerde ve erişkinlerde:150 mikrogram/gün
  • Hamilelerde ve emzirme sırasında: 200 mikrogram/gün

Hamilelerde ve emzirme sırasındaki iyot miktarı bazı kuruluşlara göre sırasıyla 220 ve 290 mikrogram/gün’e kadar çıkarılmaktadır.

Tiroid bezi yetersiz olanlarda günlük ihtiyaç çok daha fazladır. Yiyeceklerdeki iyot miktarının ölçülmesi oldukça zordur. Yeterli iyot alınıp alınmadığı iyot miktarının idrarda ölçülmesi ile ortaya çıkarılır. Çünkü alınan iyotun çoğu idrar, çok az bir kısmı ise dışkı ile atılır. İyot eksikliği olmayan yerlerde idrardaki iyot atılımı en az 100 mikrogram/gün, iyot eksikliği olan bölgelerde ise 3-45 mikrogram/gün’dür. Pratikte 24 saatlik idrar toplanması oldukça zordur. Bu nedenle buna alternatif olarak iyot ve kreatinin arasındaki oran hesaplanır.

Yeterince iyot alınamadığı durumlarda (örneğin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde) tiroid hormonu yetersizliği ortaya çıkar. Hormon yetersizliği feedback düzenleme mekanizması denilen bir mekanizma ile hipofizden TSH salgılanmasını sağlar. TSH yeterli miktarda tiroid hormonu üretmesi için tiroidi uyarır. Ama tiroid bezi ihtiyaca cevap veremediğinden TSH’nın uzun süre tiroidi uyarması tiroid hücrelerinin büyümesine ve çoğalmasına neden olur. Bu ise tiroidin hacminin büyümesine dolayısıyla guatr oluşumuna neden olur. Buzullar veya devamlı yağışlar topraktaki iyotu uzaklaştırarak yetişen sebze ve meyvelerde iyot eksikliğine neden olur. Bu yiyeceklerle beslenenlerde guatr ortaya çıkar. Bu hastaların tuzuna iyot ilave edilmesi (iyot suplemantasyonu) ile guatrları küçülür.

Hamilelerde iyot eksikliği bebeğin beyin gelişmesini önler ve hipotiroidiye neden olur. Sonuç olarak beyinde geri dönüşümsüz zeka geriliği ortaya çıkar.

İyot eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklar İyot Eksikliği Hastalıkları olarak ifade edilir. Bu hastalıklar şöyle özetlenebilir:

Hamilelikte: Kendiliğinden düşük, ölü doğum, doğumsal anomali, hamilelik sırasında ve doğumdan sonra bebeklerde hastalık, endemik cücelik.

Yeni doğanda: Guatr, aşikar ve subklinik hipotiroidi, cücelik.

Çocuklarda ve genç erişkinlerde: Guatr, subklinikk ve aşikar hipotiroidi, zeka geriliği, fiziksel gelişme bozukluğu.

Erişkinlerde: Guatr ve komplikasyonları, hipotiroidi, zeka geriliği, kısırlıkta artma, kendiliğinden hipertiroidi, radyasyona karşı duyarlılıkta artma.